1.GİRİŞ

       Sosyal hizmet mesleği insanların sosyal çevresinde karşılaştığı sorunların en aza indirgenmesi konusunda önemli rol oynar. Özellikle sağlık, eğitim, barınma vb. ihtiyaçları olan bireylerin yaşam şartlarını iyileştirmek adına oldukça büyük önem arz etmektedir.

       Sosyal hizmet mesleğinin odak noktası insanlara her türlü desteğin sağlanmasıdır. Bu kapsamda sosyal hizmet mesleği kişisel çalışma, grup çalışması ve toplum ile çalışma gibi yöntemleri kullanmaktadır.

       Dolayısıyla, sosyal çalışmacılar ya da sosyal hizmet uzmanları okullarda yaşanılan her türlü sorunu çözebilmek adına okul rehberlik servisi ve okul aile birlikleri ile birlikte çalışarak öğrenci merkezli oluşan bütün sıkıntı ve olumsuzlukları ortadan kaldırabilirler. Çünkü çocuk iletişimi sağlıklı olan bir aile ve çevrede olur ise okul başarısının artacağı konusu oldukça önem taşımaktadır.

1.1.Okul Sosyal Hizmetinin Tanımı

       Çocukların gelişiminde aile ve okul en temel toplumsal kurumlardır. Okullar, çocukların gelişimlerini takip etmek ve karşılaştıkları sorunları çözmek için onlara ulaşılabilecek en önemli kurumlar arasındadır.

       Okul sosyal hizmeti, öğrencilerin içinde bulundukları gelişim dönemi, aile ve yaşam koşulları nedeniyle yaşadıkları sorunların çözümü, ihtiyaç duyulan hizmetlerden yararlanmaları ve eğitim hayatlarını başarı ile sürdürmelerini sağlamak amacıyla okullarda yer alan ve multidisipliner bir anlayışla çalışan sosyal hizmetin önemli uygulama alanlarından birisidir.

1.2.Okul Sosyal Hizmetinin Hedefi

       Okul ortamına uyumda güçlük yaşayan, okula başlama aşamasında özel gereksinimleri olan çocuklar ve aileleri, farklı sosyal ve ekonomik nedenlerle okul devamsızlığı olan ve okuldan ayrılmak zorunda kalan çocuklar ve gençler, yüksek risk ortamı olan aileler, ciddi travmalara (yangın, trafik kazası) maruz kalan öğrenciler, aileleri, okul sosyal hizmetinin müdahale edeceği ihtiyaç gruplarıdır.

       Okul sosyal hizmetinin ana hedefi öğrencilerin, kendilerine göre sağlıklı çözüm yollarını bulabilme ve karar verebilme becerilerini geliştirebilmek aynı zamanda okula devamını ve uyumunu sağlamak ve kendilerine yardımcı olmaktır.

1.3.Okul Sosyal Hizmetinin Önemi

       Çocukların gelişim süreçleri içinde aile, okul ve yaşadıkları çevrede sürekli takip edilmeleri ve desteklenmeleri gerekir. Okul sosyal hizmeti, öğrencilerin okula uyumunda oldukça önemli bir yere sahiptir. Okul, aile ve toplum gibi alanlarda oldukça etkin görevler üstlenmektedir.

       Okul sosyal hizmet uzmanları öğrencilerin, olumsuz tavır ve davranış (iletişim kuramama, okuldan kaçma, saldırganlık) sergileme gibi fiziksel, duygusal ve ekonomik sorunlarla mücadele etmede öğretmen ve ailelere gereken desteği sağlamada yardımcı olan en önemli profesyonel meslek elemanlarıdır.

1.4.Okul Sosyal Hizmetinin Tarihsel Gelişimi

       -Resmi olmayan ilk uygulamalar, 1907-1908 eğitim-öğretim yılında New York, Boston ve Hartfort kentlerinde başlatılmıştır. New York’ta görevliler kente gelen çocukların öğretmenlerini tanımayı düşünmüşlerdir. Boston’da okul ev arasında iş birliğini sağlamak ve çocukların eğitimlerini kolaylaştırmak amacıyla okullarda ziyaretçi öğretmenler görev almışlardır.

       -Resmi olan ilk uygulamalar ise 1913 yılında Rochester ve New York’ta ziyaretçi öğretmenler tarafından başlatılmıştır. 1917’de Truancy’nin Chicago’da yaptığı bir çalışma ile toplumun sosyal sorunlarını iyi bilen görevlilerin okullarda görev almasının gerekliliği ortaya konulmuştur.

       – 1918 yılında her bir eyalette yasal düzenlemelerle okula devam zorunlu hale getirilmiştir.

       – 1920’lerde çocuklarda gözlenen ruhsal bozukluklar ve davranış sorunlarının tedavisi ile ilgili yasal düzenlemeler olmuştur.

       – 1930’larda okul danışmanları gibi okul sosyal hizmeti de bir artış göstermiştir.

       -1940-1960 yılları arasında okullarda öğretmenlerle ve diğer okul çalışanları ile iş birliği ve iletişim içerisinde kişisel çalışma uygulamaları başlatılmıştır. 1960’larda sosyal hizmet uzmanları okullarda eğitim politikalarının geliştirilmesinde görev almışlardır.

       – 1970’lerde yükselen enflasyon okul bütçelerini etkilediği için sosyal hizmet uzmanlarının yaptığı çalışmalar diğer okul personelleri tarafından yürütülmüştür.

       -1978’de okul sosyal hizmetinin mesleki standartları, Amerikan Sosyal Hizmet Uzmanları Birliği tarafından geliştirilmiştir.

       -1980’lerde Amerikan Ulusal Sosyal Hizmet Uzmanları Derneği sosyal hizmet uzmanlarının bu durumu ile ilgilenmiş, 1978’de yapılan bazı değişiklikler ile ilgili 1992’de yeniden düzenleme yapılmış ve okul sosyal hizmet uzmanları yapılan mesleki yeterlilik sınavları ile görevlendirilmiştir.

1.5. Okul Sosyal Hizmetinin Türkiye’deki Durumu

       Türkiye’de okul sosyal hizmeti ile ilgili uğraşlar olmuştur. Bunlardan ilki 1961 yılında İstanbul Üniversitesi’nde öğrencilerin akademik ve kişisel gelişimlerini önemli ölçüde etkileyen sağlık, sosyal, kültürel, ekonomik vb. alanlardaki okul dışı sorunları ile ilgilenilmesi gerektiği düşünülmüştür. Bunun üzerine şu anki “Ankara Üniversitesi Sağlık Kültür ve Spor Dairesi” 1966 yılında döner sermayeli kuruluş olarak “Mediko Sosyal Merkezi” adıyla kurulmuştur. 1983’te çıkarılan KHK’nin 32. maddesinde adı “Sağlık Kültür ve Spor Daire Başkanlığı” olarak değiştirilmiştir.

       1983’te Beşinci Beş Yıllık Kalkınma Planı Özel İhtisas Komisyonu Raporu’nda, okullarda rehberlik ve psikolojik danışma hizmetlerinin “Okul Sosyal Hizmeti” adı altında psikolog, hekim, rehberlik ve psikolojik danışman ve sosyal hizmet uzmanından kurulu bir ekip tarafından verilmesi yönünde hazırlık yapılması öngörülmüştür.

       16 Ekim 2015 tarihinde Milliyet gazetesinde çıkan habere göre okul sosyal hizmeti sisteminin, 2017 yılına kadar Türkiye’de de kurulmasına karar verildi. Gazetede yayınlanmasının ardından bu konudaki ilk pilot çalışma “Kanarya Hayat Buldu” projesiyle gerçekleşecek.  İstanbul Gelişim Üniversitesi tarafından, Türkiye Çocukları Yeniden Özgürlük Vakfı ortaklığı ve Küçükçekmece Belediyesi’nin desteği ile gerçekleştirilecek projedeki pilot okul ise Kanarya Ortaokulu olarak belirlendi.

       2015’te Keçiören Belediyesi ile Keçiören İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü arasında imzalanan protokolle okullarda “okul sosyal hizmet birimi” oluşturulması uygulaması, okulların açılmasıyla pilot okul olarak seçilen Hüseyin Güllüoğlu Ortaokulu’nda başladı. Yapılan pilot uygulamada olumlu geri dönüşler olduğu anlaşıldı hem eğitim başarısının artması hem de öğrencilerin boş zamanlarının değerlendirilmesi ile olumsuz koşullardan uzak tutulmasına katkı sağlandığı görüldü.

       2016 yılında Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’nın hazırladığı “Ulusal Çocuk Hakları Stratejisi ve Eylem Planı’na göre aynı yıl içinde;

       -MEB’e bağlı tüm okullarda, “sosyal hizmet birimleri” kurulacağı

       – Benzeri ABD’de de olan sosyal hizmet birimleri yoluyla okullarda “şiddete eğilim” konusunda risk altında olan çocuklar tespit edilerek, ailelerle ortak çalışmalar yapılacağı

       -Sosyal hizmet uzmanı, sosyal çalışmacı, psikolog ve sosyologlar rehberlik öğretmenleri ve okul aile birlikleriyle koordineli bir şekilde çalışacağı belirtilmiştir.

       Okul sosyal hizmeti dünya üzerinde birçok ülke tarafından uygulanan bir uygulamadır. Yapılan araştırmalar okul sosyal hizmetinin eğitime büyük katkılar sağladığını açık ara göstermektedir. Toplumun sosyal sorunlarını bilen uzmanların öğrencilerle bir arada bulunması ve onlara yardımcı olması, toplum ve birey hayatında büyük olumlu değişiklikler meydana getirecektir.

       Türkiye’de sosyal çalışmacılar okul sosyal hizmetinde bir an önce görev almak ve okullarda giderek artan şiddet, madde bağımlılığı, cinsel veya psikolojik istismar gibi sosyal sorunlara profesyonel yöntemlerle müdahale ederek dönülmesi zor mağduriyetlerin oluşmasını engellemek istiyor.

       Hülasa yaptığım araştırmalarda okul sosyal hizmetinin dünya üzerinde 100 yılı aşkın bir tarihe sahip olduğunu ancak Türkiye’de çalışmaları sürmesine karşın hayata geçirilemediğini görmekteyim. Okul sosyal hizmeti geç kalınmış bir uygulamadır ve daha fazla geç kalınmamalıdır. Aksi takdirde toplum çok daha ciddi sorunlarla karşı karşıya kalabilir.

       Sonuç olarak; Türkiye’de ekonomik ve sosyal yapı değişmektedir. Bu değişime paralel olarak birey yalnızlaşmaktadır. Yalnızlaşan birey gerekli sosyal hizmet kurumlarıyla desteklenmelidir. Bunun için bilimsel bilgiye dayalı kurumların çok daha fazla dikkate alınması gereklidir. Aksi takdirde daha kötü olayların artması kaçınılmazdır.

KAYNAKÇA:

Emin ÇILDAM

Hazırlayan

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

Anti-Spam Quiz: