Mutluluğun Resmi ve Maslow’un İhtiyaçlar Hiyerarşisi İle İlişkilendirilmesi

0

Sürekli gelişim ve değişim içerisinde olan dünyamızda en çok etkilenen kesim şüphesiz insanlardır. İnsanlar bu değişime doğrudan ya da dolaylı olarak temas halindedir. Özellikle dış dünyada gerçeklesen bu değişimlerin iç dünyamızda yaratacağı durumları pas geçmek doğru değildir. Nitekim insanoğlunun geçmişten günümüze doğru ele aldığımızda görünen tablo gayet açıktır. O yüzden birçok sorunla karşılasan insan çözümü buluyordu. Ama çözüm yetmiyordu. Çünkü bu başka bir soruna sebebiyet veriyordu. Ama bu durdurulmaz bir gerçekti.

İnsanoğlu fıtratı gereği kendisini bulunduğu zor şartlardan kurtarıp yeni güvenli yollara gitmek için çaba harcar. Bu tüm canlılar için geçerlidir ama tek farkla insanoğlu hep bir arayış içerisindedir. Fizyolojik ihtiyaçlar giderilse bile hep daha iyisine ihtiyaç duyar ve bu günümüzdeki rekabetin nedenini açıklamaktadır.

Bu metinde ise insanoğlunun “eskiden çok önem verdiği ve toplumun vazgeçilmez yapısı olan ailenin önemine değineceğim. Değişimin en çok gerçekleştiği ve çözümün sadece belli bir zaman dilimini kapsadığı bu durumun uzun süre bize nasıl olumsuz yansıyacağını birlikte inceleyelim. Sosyal Hizmetin en çok üzerinde durduğu konulardan biri “aile kurumudur.” Aile kurumu bireylerin sağlıklı büyüyüp gelişmesinde önemli bir etkendir. Aile bireyi dünyaya hazırlamada ve onun ihtiyaçlarını karşılamada büyük görev üstlenir. Bireyler yaşadığı aile içerisinde bilgi ve deneyim elde ederler. Bu bilgi ve deneyimlerini hayatlarının geri kalanına uyarlarlar. Bu durum hayatlarına şekil verir. Ondan sonra edinilen bu tecrübeyle aile tipleri oluşacaktır. Ülkemizde birçok aile tipi vardır. Bunlar köy ailesi,gecekondu ailesi, kent ailesi vb.  olarak örnek verilebilir. Şimdi ise bu tiplerin ortak hedefi olan “mutlu aile resmi”ne odaklanalım. Mutlu aile kavramından anlaşıldığı üzere bireylerin ihtiyaçlarının karşılandığı, iletişimin güçlü olduğu sevgi ve saygı bağını içerisinde barındırdığı sağlıklı bir ortam düşünülmektedir. Tıpkı bu tanımda olduğu gibi Dianne Dengel’in mutluluğun resmi diye bilinen bir tablosu vardır. 1989 yılında New York’ta dünyaya gelen ressamın bu tablosu görenleri mest ediyor.

Peki bu tabloyu bu kadar çekici kılan nedir? Önce büyük resme odaklanalım. Küçük bir odada birbirine sarılmış aile fertlerini onlara eşlik eden birkaç hayvanla birlikte huzur kokan bir tablo görmekteyiz. Oda gri ton ağırlıklı olup çok eşyası olmayan kasvetli bir duruş sergiliyor. Ancak ailenin bulunduğu karedeki renk geçişine dikkat edelim.Şartların kötü olması ya da aile için ideal olması bu tabloda 2. sırada yer alıyor. 1. sıraya gelecek olursak fotoğrafa biraz daha yakından bakmamız gerekecektir. Detaylara odaklandığımızda ilk önce gülümsemeler dikkat çekmektedir. Ve her üyenin karede birbiriyle temas halinde olduğu görünmekte. Şimdi ise ebeveynlere odaklamalım genişce bir gülümseme memnuniyet ve huzur aynı anda herkesin aradığı o içten duygular adeta  yüzlerine yansımış. Karede 8 kişiyi sarmış bir battaniye görülmektedir. Hatta yamalı bir battaniye demek daha  doğru olacaktır. Akla şu soru geliyor tek bir yatakta bir battaniye ile koca aile ısınır mı ? Evet ısınır bu karede battaniye ve yatak sadece metafor olarak ele alınıyor. Ressam burada asıl bağlılığın yan yana sevgi bağıyla ısınmak olduğuna vurgu yapıyor. Nitekim karede hayvanların olması boşuna değildir. Ressam bu tabloda aslında mutluluğun baş ucumuzda olduğunu , mutluluğun bir varış değil bakış açısı olduğunu vurgulamaktadır. Tablo birçok incelik barındırıyor. Bu inceliklere birde Maslow’un ihtiyaçlar hiyerarşisi üzerinde bakalım.

Maslow, gereksinimleri şu şekilde kategorize etmektedir.

  • Fizyolojik gereksinimler (nefes alma, besin, yemek, su, cinsellik, uyku, sağlıklı metabolizma, boşaltım)
  • Güvenlik gereksinimi (beden, iş, kaynak, ahlak, aile, sağlık ve mülkiyet güvenliği)
  • Ait olma, sevgi, sevecenlik gereksinimi (arkadaşlık, aile, cinsel mahremiyet)
  • Saygınlık gereksinimi (özsaygı, özgüven, başarı, başkalarına saygı duymak, başkaları tarafından saygı duyulmak)
  • Kendini gerçekleştirme gereksinimi (erdemli, yaratıcı, içten, problem çözücü, önyargısız ve hakikatleri kabul eder olmak) [2]

Bu geçiş aşamaları tam olarak karşılanmadan geçilmemelidir. Çünkü bilindiği üzere tamamlanamayan bu parçaların eksikliği hissedilecektir. Bunlar kişinin hayatını devam ettirmesi konusunda önemli yer edinmektedir. Mesela tablo üzerinden örnek verecek olursak kişilerin fizyolojik ihtiyaçları karşılanmış bir ev içerisinde aidiyet duygusuyla yaşadığı görülüyor. Bu tablonun sabah versiyonunu  hayal ettiğimizde hala güzel şeyler canlanabilecek güçte duruyor. Çünkü  temel basamak ihmal edilmeden sağlıklı yaşayan insanlar bunu aynalarlar.  Kendini bu ortamda bulabilir ve arayışlarını tamamlama içerisine kolayca girebilirler. Çünkü her basamağı sonlandırmak bir sonrakine geçişi kolaylaştıracaktır. Aileler bireylerin kendini bulma ve tamamlama sürecinde kişiyi destekleyici bir tutum göstermelidir. Ama malesef bu her zaman böyle olmaz günümüzde aile kavramı oldukca sarsılmıştır. Bu ihtiyaçların sağlanacağı bu değerli kurum zarar görmüştür. Bireyler arayışlarını temel basamakları tamamlamadan atlamıştır ya da buna maruz bırakılmıştır. Güven sevilme,saygı görme, kendini gerçekleştirme gibi beklentilerini bilgi ve deneyimle güçlendiremeden hayatın zorlu koşullarında yaşamaya başlamıştır. Günümüzde şu an bireysellik ön plandadır. Kişi bir an önce bireysel hayatına girmek istemekte ve aileden ayrılmak istemektedir yada belli başlı sorunlar yüzünden kopmak zorunda kalabilmektedir.  Her iki durum içinde geçerlidir bu zorluklar. O zaman bu durum bizi Maslow’un bahsettiği o noktaya getiriyor. Bireyler bu 5 temel basamağa tamamlamalıdır. Ve bu basamakları yaşayacağı en sağlıklı yer aile kurumudur.

 Bu metnin sonuna gelmiş bulunmaktayız. Umarım bir gün herkesin geç olmadan” mutlu bir aile tablosu ” olur.

[1]”https://images.app.goo.gl/pDeyNJ4KTvVyjvjL6” den 06.03.2021 tarihinden esinlenmistir.

[2]Wikipedia”https://tr.m.wikipedia.org/wiki/Maslow_teorisi” den 06.03.2021tarihinden esinlenmiştir.

Paylaş
Önceki İçerikMesleğe İlk Adım: Verimli Staj Deneyimi
Sonraki İçerikSosyal Hizmetin Dili: İngilizce
Merhaba, Sosyal hizmet lisans mezunuyum, Disleksi, Psikolojik test eğitimi, Aile Danışmanlığı, Masal terapisi ve Sanat terapisi gibi eğitimlerimi tamamladım. Boş zamanlarımda içerik üretmeye ( film-dizi, kitap analizi ve farklı bakış açısı içeren yazılar yazmaya) çalışırım. Bu yüzden Sosyal Hizmet adına iz bırakmak beni mutlu edecektir. İyi okumalar dilerim

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here