Evlilik iki kişinin aile kurmak amacıyla kanunlara uyacak şekilde bir araya gelmesi olayıdır. Evliliğin yapısı ülkelere veya şehirlere göre farklılıklar gösterebilmektedir. Gelişmişlik seviyesi yüksek ülkelerde evlilik büyük çoğunlukla iki kişinin anlaşarak kök ailelerden sağlıklı bir şekilde ayrılıp birlikte yaşamaları şeklinde ilerlerken ülkemizin ne yazık ki birçok yerinde kök aileler çocuklarının ayrı yuva kurmasını kabullenmeyip ısrarla alınan kararlara dahil olarak otorite kurmaya çalışmaktadır. Duygusal bir yapıya sahip olması nedeniyle özellikle eşleriyle karı- koca ilişkisini oturtamamış, eşinden yeterince sevgi görememiş veya esini kaybettikten sonra tüm yaşamını çocuklarına adayarak çocuğa evin babası rolünü yüklemiş annelerde bu görüntüye daha çok rastlanmaktadır. Bu sürecin sonunda anne çocuğunun kendisinden kopup başka bireylere ilgi duymasına tahammül edemeyip çocuğuna her defasında kendini hatırlatarak saltanatını kabul ettirme çabasına girmektedir. Ne yazık ki bu durum da evli çiftlerin rahatsızlık duymalarına ve sağlıklı bir ilişki yürütememelerine sebep olmaktadır. Birey kök ailesi ve kendi yuvası arasında sıkışıp kaldığı için mutsuz olmakta ve sağlıklı bir evlilik sürdürememektedir. Anne ve babalar bilmelidirler ki çocuklar evlilik sureci boyunca onlara eşlik eden hayatlarına renk katan arkadaş gibidirler. Sevgi ve ilgiyle büyütülmeleri zamanı geldiğinde kendi hayatlarını kurabilmeleri ve kendi çocuklarını yetiştirebilmeleri için ailelerinden sağlıklı bir şekilde kopmalarına olanak sağlanması gerekmektedir. Evli bir insanın önceliği daima eşi ve çocuklarıdır. Evli bireyler ihtiyaç duymaları halinde büyüklerinden yardım almalı fakat ihtiyaç duymadıkları zaman evliliğe müdahale edilmemelidir. Aksi halde mutsuz aile tabloları sürüp gitmeye devam edecektir.

Dilek AKBAŞ

Sosyal Hizmet Uzmanı

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

Anti-Spam Quiz: