Bağımlılık artık bir hastalık olarak kabul edilmektedir. Bağımlılık, bir beyin hastalığıdır. Bakıldığında bağımlılığın gelişim sürecinde birçok farklı etkenler ve etmenler rol almaktadır. Bunlar; davranışsal, sosyal, biyolojik ve genetik nedenlerdir. Ama tabi ki bu nedenler her biri bağımlılığı açıklamak için tek başına yeterli değil. Bağımlılık bu etkenlerle geliştikten sonra artık beyinde önemli değişikliklerin olduğu gözlenir.

Sosyal Sorunlar ve Bağımlılık

Aslında baktığımızda bağımlılığa yol açan birçok faktör var. Bunlar; çevresel sorunlar, arkadaşlık ilişkileri, sosyoekonomik nedenler bağımlılık üzerinde etkindirler. Bu yüzden bağımlılığı sosyal yapıdan da uzak tutmak pek mümkün olmuyor. Sosyal sorunlar, bağımlılığın çıkış noktası olmakla birlikte bağımlılığın devam etmesinde de rol alabiliyor. Bazı durumlarda; bireyin boş vaktinin çok olması, işsizlik gibi unsurlarda bağımlılığı etkileyen faktörler arasındadır.

Ruhsal Sorunlar ve Bağımlılık

Çoğu zaman en bir ruhsal sorunun bağımlılığa eşlik ettiğini görebiliriz. Bağımlılığın gelişiminde kişilik özellikleri ve ruhsal sorunlar önemli bir yere sahiptir. Ruhsal sorunlar bazen sosyal sorunlara da yol açabilmektedir. Örneğin; güvenli davranış eksikliği kişinin uzun süreli bir işte çalışmasını zorlaştırabilir.

Bağımlılığın ruhsal boyutunu ele aldığımızda; bireyin yaşamında meydana gelen problemler ya da psikopatolojik durum onu madde, kumar, internet, alkol gibi bağımlılık türlerinin gelişmesine yer hazırlıyor. Travma sonrası stres bozukluğu yaşayan bireyler ise bu durumun üstesinden gelmek için maddeye başvurmasının yanı sıra sosyal fobisi olan bir birey toplum içine çıkabilmek için başka bağımlılık türleri geliştirebiliyor. Örneğin internet alışverişi bağımlılığı.

Kültürel Etkenler ve Bağımlılık

Bağımlılığın gelişmesi ve devam etmesinde kültürel etkenler önemli rol oynar. Örneğin; şarabın kutsal sayıldığı Hristiyan toplumlarında alkol bağımlılığı yaygın iken alkolün yasal olduğu İslam toplumlarında farklı bağımlılık türlerinin geliştiğine şahit olabiliyoruz.

Bazı toplumlar bağımlılığı normal karşılarken, bazı toplumlarda hoş karşılanmayan bir durumdur. Ve bu kültürel çeşitlilik/kültürel bakış açısı, bağımlı bireye yaklaşımı da farklılaştıran etkenlerdendir.

Aynı zamanda madde kullanımı toplumun da bir hastalığına işaret eder. Nüfusun çok olması, düşük sosyoekonomik düzey, fiziksel şartların kötü olması, yaygın madde kullanımı ve yüksek suç işleme oranı, maddeye ulaşımın kolay olması toplumsal risk etkenlerinden sayılabilir.

Bağımlılığın Gizli Bir Hastalık Olma Durumu

Bağımlılık çoğu zaman birey ve bireyin ailesi tarafından saklanan bir durumdur. Bunun nedenlerinden bir tanesi bağımlılığın yasal olmayan bir durum taşımasıdır. Diğer yandan toplum içerisinde damgalanma(stigmatizasyon) bireylerin bağımlılıklarını gizlemelerine sebep olmaktadır. Gizlilik her zaman bağımlılığı besler. Bağımlılığın konuşulabilir bir hal alması gerekir. Bu yüzden toplum içerisinde damgalanma olayı ne kadar azaltılırsa ve bireylerin bağımlı dahi olsa insan oldukları, temel insan haklarından yararlanabilir olmaları unutulmamalıdır. Bu tür durumlarda bireyin yüksek yararı gözetilmeli, buna yönelik çalışmalar gerçekleştirilmelidir.

Ekin Kara

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here