• YAPIM YILI:2013
  • YÖNETMEN: Pouran DERAKHSHANDEH
  • TÜRÜ: Dram
  • SÜRE:1 saat 44 dakika
  • ÜLKE: İran
  • OYUNCULAR: Tannaz TABATABAYİ, Merila ZARE’İ, Babak HAMİDİAN, Sharab HOSSEİNİ, Shirin BİNA

FİLM ÖZETİ

 Şirin sekiz yaşında bir kız çocuğudur. Baba ve annesinin yoğun çalışmasından dolayı kızlarıyla ilgilenememekte ve onunla vakit geçirememektedir. Bu yüzden okula şoförleri götürüp getirmekte ve bakımıyla ilgilenmektedir. Fakat şirin eskisi gibi değildir. Şoförleri Murat tarafından cinsel istismara uğramıştır. Şirin ailesi ve öğretmenlerine anlatmak istese de dinlenmemiş ve susturulmuştur. Yıllarca yaşadığı istismar sonucu psikolojisi bozulmuş ve intihar teşebbüsünde bulunmuştur. Bir süre sonra taşınmalarına rağmen şoförleri rahatsız etmeye devam etmiştir. İki defa nişanlanmış fakat istismarın devam etmesi sebebiyle nişanı bozmuştur. Üniversite ile yeni bir hayata atılan Şirin, Emir Ali Cemal’e aşık olur ve evlenme kararı alır. Emir ,Şirin’in iki yıl önce nişanlandığından ve intihar teşebbüsünde bulunup tedavi gördüğünden haberi yoktur. Düğün günü Şirin’in işlediği cinayet sonucu her şey ortaya çıkar. Bu olaydan sonra tutuklanan Şirin cinayeti neden işlediğine dair konuşmamakta, sessiz kalmaktadır. Ailesinin uzun uğraşlar sonucu ikna ettiği avukat Şirinle konuşarak neden cinayet işlediğini anlatmasını sağlar. Yıllardır susan Şirin sekiz yaşından itibaren yaşadığı fiziksel, psikolojik ve cinsel istismarı anlatır. Düğün günü kapıcıları tarafından istismar edilen kızı fark eder ve kızı kurtarmak için kapıcıyı öldürdüğünü itiraf eder. Küçük kızın babası itibarlarını zedelememek için durumu kabul etmez kızının ve karısının konuşmasını engeller. Şirin’in avukatı ve nişanlısının bütün çabalarına rağmen İran’da uygulanan kısas kanunca idam edilir.

FİLMİN İNSAN HAKLARINDAKİ YERİ:

En temel hakkımız olan yaşama hakkı İran rejimindeki Şeriat hükümlerince kısas kanunuyla Şirin’in elinden alınmıştır.

Küçük yaştaki Şirin’in izinsiz fotoğraflarının çekilmesi ve bu fotoğraflarla tehdit edilmesi özel hayatın gizliliğinin ihlalidir.

 İran’daki Şeriat hükümlerince düşünce, vicdan ve inanç özgürlüğü hakkı tanınmaz inanma veya inanmama tercihi söz konusu değildir.

Evrensel İnsan Hakları Bildirisinin Başlangıç bölümünde “erkeklerin ve kadınların eşit haklarına olan inanç”a vurgu yapılmış, ikinci maddesine ise başkaları yanında, cinsiyete dayanan ayrımcılık da yasaklanmıştır. İktisadi, Sosyal ve Kültürel Haklar Uluslararası Sözleşmesi ile Sivil ve Siyasal Haklar Uluslararası Sözleşmesi’nde de cinsiyete dayalı ayrımcılığı yasaklamıştır.

Bu filmde adından da anlaşılacağı üzere ‘’Şşş Kadınlar Çığlık Atmaz’’ söylemiyle kadını susturmak ve geri planda bırakılmak istenmiştir. Tutuklunun kadın olması sebebiyle savunacak avukat bulunmakta zorlanılmıştır.

Anayasa’nın çocuğa tanıdığı haklardan evlilik içinde çocukların korunması maddesinin aile ve çevresi tarafından ihmali sonucu çocuk istismarı ortaya çıkmıştır.

 Suçluluk karinesi kapsamında suçu kanıtlanmadıkça herkes masumdur fakat filmde itiraf olmadığı halde kadın suçlu sayılmıştır.

İnsan haklarında yer alan adil yargılanma hakkıyla sanık kendini savunmuştur fakat İran rejimi gereğince idam edilmekten kurtulamamıştır.

FİLMİN SOSYAL HİZMETLER’DE YERİ:

Kız çocuğunun aile ihmali sonucu uğradığı istismarı ailesi ve öğretmenlerine anlatmak çabası sonucu dinlenmemesi ve susturulmasıyla istismarın uzun yıllar boyunca devam etmesine sebep olmuştur. Öğretmen öğrencisini dinlemeyip istismarın gerekli mercilere ulaşmasını engellemiş ve kimsenin onu görmediğini, sesini duymadığını ve onu anlamadığı hissine kapılarak içine kapanmış ve psikolojisi bozulmuştur.

Şirin‘in zayıflaması ve iştahsızlığını fark eden ailesinin doktora götürülmesi sonucu doktorun sadece vitamin şurubu yazıp, detaylı bir muayene yapmaması durumun fark edilmesini engellemiştir.

Toplumsal cinsiyet ayrımcılığı yaparak “erkekler ağlamaz”, “kızlar bağırmaz” gibi uyarılar filmde yer almıştır. Avukatın mahkemede” Doğduğumuz andan itibaren kızlar bağırmaz diyerek büyütüldüğümüz için istismar ve şiddete sessiz kalıyoruz.” Savunmasıyla toplumsal baskının ne kadar  etkili olduğu göstermek istemiştir. Medyanın erkek egemen yaklaşımı sebebiyle avukat olayların olduğu gibi yayınlanmayacağı düşünerek açıklama yapmayı reddetmiş medyanın cinsiyetçi tutumuna vurgu yapmıştır.

 Şirin’in başka bir çocuğu kurtarrnak için işlediği cinayetle istismardan kurtulan çocuğun babası itibarlarını bahane ederek olayı kapatmış eşinin ve kızının da konuşmasını engelleyerek Şirin’in idamına sebep olmuştur.

Şirin, cinsel istismarın yanında Murat’ın “seni rezil ederim, ailenin adını lekelerim, seni öldürürüm” gibi tehditleriyle psikolojik şiddet de görmüştür.

Şirin mahkemede istismara uğradığını anlatırken “ Ben zaten ölüyüm. Katilimi kimse aramadı, kimse beni görmedi, kimse sesimi duymadı.” Savunmasıyla yalnız istismarı yapanın değil, korumakla görevli olan; aile ve çevrenin ihmaliyle bütün bir toplumun suça ortak olduğunu vurgulamıştır.

Metin Akdeniz Üniversitesi, Sosyal Hizmet ve Danışmanlık Bölümü 2018 Girişli Öğrenciler Tarafından Hazırlanmıştır.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

Anti-Spam Quiz: